İtina Ederim Ne Demek?
Evet, İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, bir yanda espri yapmayı sevip, diğer yanda her şeyin derin anlamını sorgulayan, hayatını biraz da mizahi bir bakış açısıyla sorgulayan bir insan olarak, son zamanlarda kendime bir soru sordum: “İtina ederim ne demek?”
Sahiden, cidden, ciddi anlamda… İtina? Hani şu kelimeyi sıkça duyduğumuz, ama derinlemesine düşünmeden geçen bir kavram var ya, işte o. Evet, hayatımda bu kadar önemli olan bir kelimenin anlamını sorgulamadan edemedim. Çünkü “itina” kelimesi, sadece gündelik hayatta kullanılan sıradan bir ifade olmaktan çok daha fazlası. Şimdi, bu yazıda hem komik hem de biraz düşündürücü bir şekilde, “İtina ederim ne demek?” sorusunun peşine düşelim.
İtina Ederim Ne Demek? İşte Her Şey Burada Başlıyor
İtina kelimesinin anlamını sözlükten bakınca “özenli, dikkatli ve titiz bir şekilde yapılan bir şey” olarak buluyoruz. Peki, ama gerçekten bu kelimenin kullanımı her zaman böyle mi? İzmir’de, hele de benim gibi bir genç yetişkinin gözünden bakınca, bu kelime aslında o kadar da basit bir anlam taşımıyor. Çünkü “itina ederim” demek, aslında bir şeye sadece “dikkat etmek”ten çok daha fazlasını ifade ediyor.
Özellikle kalabalık İzmir sokaklarında yürürken, bazen yanlışlıkla birinin çantasına çarptığınızı fark ediyorsunuz, değil mi? İşte tam o an, o telaşla gülümsüyorsunuz ve “İtina ederim, özür dilerim!” diyorsunuz. Ama burada ne demek istiyorsunuz? Gerçekten itinayla özür dilemek mi, yoksa bu kelimeyi biraz daha “hafif” kullanmak mı? Durun, çünkü bu kelimeyi gerçekten biraz sorgulamak gerekiyor!
Günlük Hayatta “İtina Ederim” Dediğimizde Gerçekten Ne Anlatmak İstiyoruz?
Evet, “İtina ederim” dedik ama şimdi biraz da hayatın içinde nasıl karşımıza çıktığını tartışalım. Bir akşam arkadaşım Tuncay’la buluşacağım. Ben her zaman olduğu gibi biraz geç kalmışım, ama bir şekilde buluştuğumuzda Tuncay bir “Yine geç kaldın!” esprisi yapıyor. O an, otomatik olarak ağzımdan şu çıkıyor:
Ben:
— İtina ederim, Tuncay, bu bir tesadüf! Her zaman zamanında geliyorum, ama seninle buluşunca biraz da neşeleneyim dedim!
Tabii ki, burada kelimeyi hem komik bir şekilde kullanıyorum, hem de aslında geç kalmanın verdiği suçluluk hissini yumuşatmaya çalışıyorum. Ama işin aslı, “İtina ederim” burada bambaşka bir anlam taşıyor. Bu kelime, gerçekten dikkatli olmayı anlatan bir kelime değil, aksine, küçük bir dalga geçme şekli haline gelmiş.
İtina Ederim ve Hayatın Küçük Anları
İtina ederim kelimesi bazen sadece bir espri unsuru olmaktan çıkıp, bir yaşam tarzına dönüşüyor. Bu, gerçekten, herkesin hayatında çok az sorgulanan ama sıkça kullanılan bir kavram. Bunu, bir kafede sipariş verirken düşünün. Garsona siparişinizi verirken, birden ciddiyetle, ama komik bir şekilde “İtina ederim” diyorsunuz. Evet, işte bu küçük anlar, bana hayatın aslında çoğu zaman gülünesi bir karmaşa olduğunu hatırlatıyor.
Düşünün, bir sabah işe gitmek için evden çıkıyorsunuz. İzmir’in o meşhur kalabalık sokakları ve herkesin telaşla gittiği yön… Birine çarpıp özür diliyor, sonra hemen “İtina ederim” diyorsunuz. Bu anın içindeki esprili bağlam, işin içinde bir “kendiyle dalga geçme” öğesi taşıyor. Çünkü aslında hiçbir şeyin o kadar da ciddiye alınmaması gerektiğini biliyorsunuz, değil mi? Hadi gelin, bu kelimeyi biraz daha eğlenceli hale getirelim.
Arkadaşım (Esra):
— Ya seninle gerçekten asla bir yere yetişemiyorum! Yine geç kaldık, her zaman olduğu gibi!
Ben:
— Esra, itina ederim! Ne var yani, bu da benim tarzım!
Ama burada aslında biraz da insanın kendini savunma şekli var. Kendini o kadar güzel ve anlayışlı göstermek istemek, aslında kelimeyi komik bir şekilde kullanma biçimi oluyor. Çünkü “itina ederim” demek, sadece “çok dikkat ediyorum” demek değildir. Aynı zamanda, bazen küçük hatalarla gülünç bir şekilde başa çıkmanın bir yolu olabilir.
İtina Ederim: Toplumdaki Yerinden Düşünceler
Gelelim biraz da daha derin bir yere. Bu kelimeyi kullanmak aslında toplumsal yapıya da bir gönderme yapıyor olabilir. Gerçekten “itina etmek” nedir? Bu kadar dikkatli olmak, aslında toplumsal bir beklenti mi? Ben, bazen İzmir’in hareketli sokaklarında yürürken, “İtina ederim” derken aslında biraz da bu beklentilerden kaçtığımı düşünüyorum. Ne kadar dikkatli olursam olayım, hayatın içinde yine de hatalar yapıyoruz, değil mi? Ama bu hatalar, bazen komik ve içten olmamızı sağlar.
Bir gün işyerinde, arkadaşım Murat bana şöyle dedi:
Murat:
— Abi, yine işi son dakikaya bıraktın, gerçekten inanılır gibi değil. Ne zaman düzgün çalışacaksın?
Ben:
— Murat, itina ederim! Her şeyin bir zamanı var, her şeyin yerli yerinde olması gerek.
Ama bu, aynı zamanda şunu da ifade ediyor: Herkesin üzerinde durduğu o “mükemmel olma” baskısı, aslında bir noktada gülünç bir hale dönüşebilir. “İtina ederim” derken, aslında toplumsal beklentileri biraz tiye almak istemiyor muyuz?
İtina Ederim: Kapanış ve Sonuç
Sonuçta, “itina ederim” dediğimizde aslında bir şeye özen göstermekten çok, bazen hayatın karmaşasında bir adım geri atıp, kendimize gülümsediğimizi de fark etmemiz gerekiyor. Bu kelime, sadece bir ifade değil, bir yaşam biçimi haline gelebilir. İnsan, bazen çok dikkatli ve özenli olmalı, ama çoğu zaman da biraz gülüp geçmelidir.
İzmir’de sokakta yürürken, birinin çantasına çarptığımda ya da çok geç kaldığımda, belki de kendime “İtina ederim” demek, bu karmaşanın içinde kendime bir gülümseme bırakmanın en iyi yoludur.